Oradan Buradan Bilgi

Machiavelli’nin Aslan ve Tilki Metaforu

Rabia D. Season 1 Episode 141

Use Left/Right to seek, Home/End to jump to start or end. Hold shift to jump forward or backward.

0:00 | 13:32

🎙️ Machiavelli, siyaset felsefesinin en tartışmalı düşünürlerinden biridir. Ona göre bir lider sadece güçlü ya da sadece zeki olmakla ayakta kalamaz. Bu yüzden ünlü bir metafor kullanır: Bir hükümdar hem aslan hem de tilki olmayı öğrenmelidir.

Aslan gücü ve korkutmayı temsil eder. Tilki ise kurnazlığı ve tuzakları fark edebilme yeteneğini. Machiavelli’ye göre yalnızca güç yeterli değildir; çünkü aslan tuzakları fark edemez. Ama yalnızca kurnazlık da yeterli değildir; çünkü tilki kurtlara karşı savunmasızdır.

Bu bölümde Machiavelli’nin aslan ve tilki metaforunun arkasındaki düşünceyi, yaşadığı dönemin siyasi kaosunu ve bu metaforun günümüzde siyaset ve insan ilişkileri açısından ne anlama geldiğini konuşuyoruz.

*

Instagram: www.instagram.com/oradanburadanbilgii/
Youtube: youtube.com/oradanburadanbilgi

*

Reklam ve İş birlikleri için: oradanburadan7@gmail.com

Bir lideri güçlü yapan şey nedir?

Sert olması mı yoksa zeki olması mı? 

Peki ya ikisi birden değilse

bugün 500 yıl öncesine gidiyoruz.

 Siyasetin en tartışmalı düşünürlerinden biri bize
şunu söylüyor. 

Bir hükümdar hem aslan hem de tilki olmayı öğrenmelidir. 

Peki neden?

 Nedenden önce size bir aslan ve tilki hikayesini anlatmak istiyorum.

Ormanda yaşlı bir aslan varmış.

 Bir zamanlar çok güçlüymüş.

 Bütün hayvanlar ondan korkarmış ama artık yaşlanmış ve
eskisi gibi koşamıyormuş,
avlanamıyormuş. 

Karnı açmış ama gücü yokmuş ve bir plan yapmış. 

mağarasına çekilmiş ve bir haber salmış. 

Ben çok hastayım. Son günlerim. 

Beni seven dostlarım son kez ziyaretime gelsin." demiş. 

Ormandaki hayvanlar şaşırmış.

Kralımız hasta." demişler. 

Kimisi korkarak, kimisi üzülerek mağarasına gitmeye başlamış. 

Keçi gitmiş mağaradan çıkmamış.

 Geyik gitmiş mağaradan çıkmamış. 

Dışarıdan bakınca kimse içeride neler olduğunu anlayamamış.

Sonra Tilkiye de haber gitmiş. 

Tilki diğerlerinden farklıymış. 

Korkak değilmiş ama düşünürmüş. 

Mağaranın önüne gelmiş, içeri girmemiş. Yere bakmış.
Toprağın üzerinde izler varmış. 

Bir sürü ayak izi ve hepsi mağaraya doğruymuş.

Dışarı çıkan hiçbir iz yokmuş. 

Tilki durmuş, biraz geri çekilmiş ve yüksek

sesle konuşmaya başlamış. Majesteleri,
"Sizi görmek isterim ama içeri girmeye

cesaret edemem. Çünkü izler sadece içeri

doğru gidiyor. Dışarı çıkan hiç kimse

yok." demiş. Aslan anlamış Tilki'nin

planını fark ettiğini. Tilki geri dönmüş

ve hayatta kalmış. Bu metafor çok eski

bir hikaye. Antik Roma yazarlarında ve

Ezop masallarında var. Lakin Machiavelli

bunu siyasete uyarlıyor. Neye uyarlıyor?

İlk bundan bahsetmek istiyorum. Yani

Machiavelli nasıl bir dönemde doğdu ve yaşadı? 

Machiavelli 1469'da İtalya Floransa'da doğmuş. 1527'de

ölmüş. Yani tam Rönesans İtalya'sında

yaşamış. İtalya bugünkü gibi birleşik

bir İtalya değil. Floransa, Venedik,

Milano, Napoli Krallığı ve Papalık

Devleti gibi İtalya küçük şehir

devletlerine bölünmüş ve bunların

hiçbiri diğerine tam güvenmiyormuş. Bunu
bugün diplomatik olarak stratejik ortak

deyip yarın savaşa giren ülkeler gibi

düşünün. O dönemde anlaşmalar uzun

ömürlü değil. Mesela Floransa Fransa ile

ittifak yapıyor. Sonra Fransa güçlenince

korkup başka ittifaka kayıyor. Milano

bir gün Fransa'yı çağırıyor. Ertesi gün

kovmaya çalışıyor. Yani ittifaklar

ilkeli değil. Tamamen çıkar temelli. Bu

yüzden güven ortamı yok ve sürekli

dengeler değişiyor. Savaş var mı? Evet.

Hem de çok. Şimdi İtalya zengin bir

ülke. İşte ticaret yolları, bankacılık,

sanat merkezi gibi ürünlerin yeriydi. Bu


İspanya hayır benim diyor. Alman

İmparatorluğu devreye giriyordu. Yani

İtalya kendi içindeki küçük devletlerin

rekabeti yüzünden dış güçlerin oyun

alanı oluyordu. Hatta şöyle düşünün.

Bugünkü bazı bölgelerde iç bölünmüşlük
dış müdahaleyi kolaylaştırır. Ya mantık

o. Bir de o dönem ordular bugünkü gibi
milli değil. Profesyonel ama milli

değil. Parayı veren şehir devleti için

savaşıyorlar. Ama tabii ordular daha çok

para veren olursa taraf değiştiriyorlar

veya bazen bilerek savaşı uzatıyorlar.

Yani güvenlik sistemi bile kırılgan.

Hatta bu yüzden Machiavelli paralı askerlerden nefret eder ve paralı

askerlere güvenmeyin diye özellikle

yazar. O dönem Papa bile siyasetçi.

Bugün Papa daha ruhani bir figür gibi
algılanır ama o dönemde ordu kuruyor,

toprak savaşı yapıyor, entrika

çeviriyor. Kısacası siyaset ve din içe

geçmiş bir dönem. Machiavelli'nin kendi

şehri bile stabil değil. Medici ailesi

sürgüne gönderiliyor. Cumhuriyet

kuruluyor. Sonra Medici geri dönüyor.

Muhalifler hapse atılıyor. Sadece dış

tehdit değil iç darbe riski olan bir

dönem. Velhasıl o dönemde siyaset şöyle

işliyor. Kim kiminle ittifak yaparsa kim

dengelenir? Modern uluslararası

ilişkiler teorisindeki güç dengesi

mantığının erken versiyonu. Kimse

kimsenin aşırı güçlenmesini istemiyor.

Peki Machiavelli o dönem ne yapıyor? Onu

konuşalım. Machiavelli soylu ama zengin

olmayan bir ailesi var. çok klasik bir

hümanist eğitim alıyor. Gençliğinde

aktif bir politik figür değil ama tam

gençlik döneminde büyük bir şey oluyor.

1494'te Fransa kralı İtalya'yı işgal ediyor.

Floransa'daki Medici ailesi devriliyor ve cumhuriyet kuruluyor. 

İşte Machiavelli politik kariyeri bu boşlukta başlıyor. 

1498'de 29 yaşında önemli bir göreve geliyor.

Florans Cumhuriyeti'nin diplomasi ve iç işlerinden sorumlu ikinci şansöl oluyor.

Bunu sekreterlik gibi düşünebilirsiniz.

Bu kağıt üstü memurluk gibi bir şey

değil. dış ilişkiler, istihbarat, savaş,

hazırlık gibi işlerin kalbinde çalışmaya

başlıyor. Bu dönemde krallarla

görüşüyor. Elçilik görevlerine gidiyor.
Fransa kralıyla görüşüyor. Papa ile
temas kuruyor. Özellikle temas kurduğu

görevler arasında en meşhuru olan Cezare Borca'dır. 

Ve Machiavelli Borca'nın hem sert hem de stratejik siyasetini yakından gözlemleme fırsatı oluyor.

 Peki kim bu Çezere Borca? Borca Papa 6.

Alexander'ın oğludur. Yani sıradan bir

prens değil, Papa'nın oğludur. Ama

ruhani bir figür değil. Tam tersine

askeri ve siyasi bir güç oyuncusudur.

1490'ların sonunda Orta İtalya'da küçük

şehirleri tek tek ele geçiriyor. Nasıl

ele geçiriyor? Şöyle ittifak kuruyor,

söz veriyor. Sonra gerektiğinde sözünden

dönüyor. Gerekirse acımasızca infaz

yapıyor. Ama bunu kaotik değil planlı

yapıyor. Yani konumuz olan hem tilki hem
aslan gibi davranıyor. Machiavelli elçi

olarak Borca'nın sarayına gidiyor.

Aylarca yanında kalıyor. Toplantılarına

katılıyor. Onun karar alış biçimini

izliyor. Ki burası çok önemli. Çünkü

Machiavelli teorik okumuyor. Canlı

laboratuvar izliyor. Peki ne görüyor

Borca? Bir bölgeyi ele geçirince hemen şunu yapıyor.

 Bölgeye sert bir vali atıyor.

 O vali halkı sert yöntemlerle sindiriyor. 

Sonra Borca o valiyi halka

açık şekilde idam ettiriyor. Peki bunda

mesaj ne? Sertlik gerekiyorsa yapılır

ama halkın nefretini üzerimde toplamam

mesajı. Machiavelli bunu görünce şunu

düşünüyor. Güç sadece kaba kuvvet değil.

Algı yönetimi, zamanlama ve korku

dengesidir. Ayrıca şunu da fark ediyor.

İnsanlar hızlı cezayı kabul eder ama

uzun süren kaostan nefret ederler. Borca

kısa net ve stratejik sertlik

uyguluyor. Machiavelli'ye göre bu düzensiz

merhametten daha etkili. Gelelim babası

olan Papa ölünce ne oldu? Burca çok

güçlüydü ama babası ölünce korumasını

kaybetti. Yeni Papa onu desteklemedi.

Hastalandı ve gücünü kaybetti. Kontrol

edilemeyen şans yani Fortuna devreye

girdi. Bu Fortuna Machiavelli'nin

kavramıdır. Bu kavram şu: insanın

kontrol edemediği şeyler demek. Bunlar

şans, tarih, beklenmedik olaylar,

krizler, hastalık, doğal afet, politik

dengelerin bir anda değişmesi gibi.

Machiavelli der ki, "Hayatın yaklaşık

yarısı bizim kontrolümüzde, diğer yarısı

Fortuna'nın elindedir. Yani sen ne kadar

zeki olursan ol, ne kadar güçlü olursan

ol, bazı şeyler senin dışındadır."

Kısacası Makyavelli Borca'dan çok şey

öğreniyor. Bu yüzden prens kitabında

Borca'yı örnek gösteriyor. Machiavelli

Floransa'nın güvenliği için paralı

askerler yerine yerel bir milis düzeni

kurulması fikrinde de rol oynuyor. Bu

yıllarda Machiavelli'nin zihninde şu

netleşiyor. Siyaset dünyasında sözler,

antlar, iyilik tek başına garanti değil.

Güç dengesi her şeyi değiştiriyor. 1512

yıllarına gelirsek Floransa'da yönetim

değişiyor. Medici ailesi dönüyor.

Machiavelli cumhuriyet yönetimi ile

özdeşleştiği için görevden alınıyor.

1513'te Medici karşıt bir komplo şüphe

dalgasında Machiavelli de hedefe konuyor,

tutuklanıyor, sorgulanıyor ve işkence

görüyor. Sonra serbest bırakılıyor ama

artık devlet işine kolay
olmuyor. Bu kısım çok kritik. Çünkü

Machiavelli'nin Aslan Tilki gibi sert

gerçekliklerle konuşması biraz da

buradan geliyor. Çünkü iktidarın

eltirmesiyle bizzat kendi bedeniyle

yaşıyor. Serbest bırakıldıktan sonra

şehir siyasetinin dışına itiliyor ve

Floransa'nın yakınlarındaki kırsal

yerleşmede yaşamaya başlıyor. yazdığı
mektuba göre orada gündüzleri köylülerle

sıradan bir hayat yaşadığını, akşamları
ise klasik yazarlarla, özellikle Roma
tarihçileriyle zihnini beslediğini
anlatıyor. Bu yalnızlık döneminde en
büyük eserlerini yoğuruyor. Prensi
yazıyor. Yazma sebebi medicilerin gözüne

girip tekrar göreve dönmek. O yüzden
kitap siyasetin ideal hali değil,
siyasetin çıplak hali gibi oluyor. Daha

sonraki yıllarda Medici çevresi ona bazı
işler, komisyonlar veriyor. Yani tam

geri dönemiyor ama tamamen de

kaybolmuyor. İşte Machiavelli'nin kısaca
hayatı böyle. Hayatını anlatma sebebim
ise Machiavell'nin teorisi masa başı
fantezisi değil. Cumhuriyet döneminde

devletin içinde. Sonra iktidar değişince
dışarı atılmış, tutuklanmış, işkence

görmüş. Sonra kırsalda oturup bu düzen
nasıl işliyor diye yeniden düşünmüş bir

adamın çıkardığı sonuçlardır. Gelelim
aslan ve tilki metaforuna. Makyavelli'ye
göre insanlar çıkarcıdır. Tehlike anında

sözlerinden dönebilir. Sevgiye göre
korkuya daha hızlı tepki verir. Güçlü

olana yaklaşırlar. Zayıfı terk ederler.
Bu onun karamsarlığı değil, gözlemidir.
Diplomat olarak gördüğü siyasi ihanetler
bu düşünceyi şekillendirmiştir. Hatta
Machiavelli'nin insanı Hobbes'un insanın

kurdudur anlayışına yakındır. Tabii
tamamen karanlık değildir. Daha çok
realisttir. Yani Machiavelli insanı iki
katmanlı görür. İnsanı ve dolayısıyla
siyaseti de insan tarafı akıl, kural,
hukuk, söz, hayvan tarafı ise zor, güç,

korku, tehdit. Bunu prensin 18.
bölümünde çok açık bir şekilde

anlatıyor. Savaşmanın iki yolu var.

Yasayla ve güçle. Yasa insana, güç
hayvana aittir diyor. Tilki aklın hayvan
formu, tuzakları fark eden, oyunu
okuyan, hileyi anlayan zeka, aslan ise
gücün hayvan formu, caydırıcılık,
korkutma, açık tehdit karşısında

ezilmemek ve çok net cümlesi var. Aslan
kendini tuzaklardan koruyamaz. Tilki ise

kendini kurtlara karşı savunamaz. Bir
hükümdarın tuzakları keşfedebilmesi için
bir tilki, kurtları korkutabilmesi için
ise bir aslan gibi olması
gerekmektedir." der. Machiavelli'ye
göre basiretli bir hükümdar yeni

durumlara ve sorunlara uyum sağlamalı.

tuzakları tanımak için tilki gibi,
kurtları korkutmak için aslan gibi
davranmalıdır. Machiavelli aslanın
tuzaklara karşı savunmasız olduğunu,
tilkinin ise kurtlara ve diğer fiziksel
tehditlere karşı savunmasız olduğunu
savunur. Bu nedenle bir prens
tamamlayıcı yeteneklerinden yararlanmak
ve farklı zayıflıkların üstesinden
gelmek için her iki hayvan türünün de
davranışlarını taklit etmelidir. Tek
başına ele alındığında bu yeteneklerin
hiçbiri bir prensin başarısını
garantilemez. Ancak bir araya geldiğinde
siyasi kurnazlık ve fiziksel güç
tehdidiyle desteklenen bu
çeşitlendirilmiş beceri seti son derece
güçlüdür der. Hep lider ne yapmalı
muhabbetini konuştuk ama halk insanlar
bu metaforan ne anlamalı onu konuşalım.
Machiavelli bize şunu hatırlatır. Siyaset
masal dünyası değil. Yani her lider
göründüğü gibi değil. Verilen sözler her

zaman tutulmaz. Güç dengesi ideallerden
önce gelebilir. Bu yüzden halkın buradan
çıkaracağı dersler liderleri romantize
etmemek, gücü nasıl kullandıklarına
bakmaktır ki aslan tilki metaforu sadece
liderler için değil halk için de bir
uyarıdır. Siyasette duygular manipüle
edilebilir. Algı yönetimi yapılabilir.
Sertlik bazen bilinçli bir sahne
olabilir. Yani biz de biraz tilki

olmalıyız. Her söyleneni doğrudan
almamak, arka planı okumaya
çalışmalıyız. Belki de mesele aslan ya
da tilki olmak değil. Meselenin ne zaman
hangisi olacağını bilmek. Hayat sadece
iyi niyetle yürümüyor ama sadece güçle
de ayakta kalmıyor. Gerçek bilgelik gücü
ve zekayı aynı bedende taşıyabilmektir.
Bir sonraki bölümümde başka bir fikrin
izini sürmek üzere görüşmek dileğiyle.
Hoşça kalın.