Oradan Buradan Bilgi
Edebiyat, Sanat, Filmler, Gizli Öğretiler, Psikoloji, Felsefe, Kadim Bilgiler, Kitaplar, Bilim... Kısacası Oradan Buradan Bilgilerin olduğu podcastler.
SOSYAL MEDYA
* İnstagram | https://instagram.com/oradanburadanbilgii
*Youtube: https://www.youtube.com/@oradanburadanbilgi
REKLAM & İŞ BİRLİKLERİ İÇİN:
* oradanburadan7@gmail.com
Oradan Buradan Bilgi
Machiavelli’nin Aslan ve Tilki Metaforu
Use Left/Right to seek, Home/End to jump to start or end. Hold shift to jump forward or backward.
🎙️ Machiavelli, siyaset felsefesinin en tartışmalı düşünürlerinden biridir. Ona göre bir lider sadece güçlü ya da sadece zeki olmakla ayakta kalamaz. Bu yüzden ünlü bir metafor kullanır: Bir hükümdar hem aslan hem de tilki olmayı öğrenmelidir.
Aslan gücü ve korkutmayı temsil eder. Tilki ise kurnazlığı ve tuzakları fark edebilme yeteneğini. Machiavelli’ye göre yalnızca güç yeterli değildir; çünkü aslan tuzakları fark edemez. Ama yalnızca kurnazlık da yeterli değildir; çünkü tilki kurtlara karşı savunmasızdır.
Bu bölümde Machiavelli’nin aslan ve tilki metaforunun arkasındaki düşünceyi, yaşadığı dönemin siyasi kaosunu ve bu metaforun günümüzde siyaset ve insan ilişkileri açısından ne anlama geldiğini konuşuyoruz.
*
Instagram: www.instagram.com/oradanburadanbilgii/
Youtube: youtube.com/oradanburadanbilgi
*
Reklam ve İş birlikleri için: oradanburadan7@gmail.com
Bir lideri güçlü yapan şey nedir?
Sert olması mı yoksa zeki olması mı?
Peki ya ikisi birden değilse
bugün 500 yıl öncesine gidiyoruz.
Siyasetin en tartışmalı düşünürlerinden biri bize
şunu söylüyor.
Bir hükümdar hem aslan hem de tilki olmayı öğrenmelidir.
Peki neden?
Nedenden önce size bir aslan ve tilki hikayesini anlatmak istiyorum.
Ormanda yaşlı bir aslan varmış.
Bir zamanlar çok güçlüymüş.
Bütün hayvanlar ondan korkarmış ama artık yaşlanmış ve
eskisi gibi koşamıyormuş,
avlanamıyormuş.
Karnı açmış ama gücü yokmuş ve bir plan yapmış.
mağarasına çekilmiş ve bir haber salmış.
Ben çok hastayım. Son günlerim.
Beni seven dostlarım son kez ziyaretime gelsin." demiş.
Ormandaki hayvanlar şaşırmış.
Kralımız hasta." demişler.
Kimisi korkarak, kimisi üzülerek mağarasına gitmeye başlamış.
Keçi gitmiş mağaradan çıkmamış.
Geyik gitmiş mağaradan çıkmamış.
Dışarıdan bakınca kimse içeride neler olduğunu anlayamamış.
Sonra Tilkiye de haber gitmiş.
Tilki diğerlerinden farklıymış.
Korkak değilmiş ama düşünürmüş.
Mağaranın önüne gelmiş, içeri girmemiş. Yere bakmış.
Toprağın üzerinde izler varmış.
Bir sürü ayak izi ve hepsi mağaraya doğruymuş.
Dışarı çıkan hiçbir iz yokmuş.
Tilki durmuş, biraz geri çekilmiş ve yüksek
sesle konuşmaya başlamış. Majesteleri,
"Sizi görmek isterim ama içeri girmeye
cesaret edemem. Çünkü izler sadece içeri
doğru gidiyor. Dışarı çıkan hiç kimse
yok." demiş. Aslan anlamış Tilki'nin
planını fark ettiğini. Tilki geri dönmüş
ve hayatta kalmış. Bu metafor çok eski
bir hikaye. Antik Roma yazarlarında ve
Ezop masallarında var. Lakin Machiavelli
bunu siyasete uyarlıyor. Neye uyarlıyor?
İlk bundan bahsetmek istiyorum. Yani
Machiavelli nasıl bir dönemde doğdu ve yaşadı?
Machiavelli 1469'da İtalya Floransa'da doğmuş. 1527'de
ölmüş. Yani tam Rönesans İtalya'sında
yaşamış. İtalya bugünkü gibi birleşik
bir İtalya değil. Floransa, Venedik,
Milano, Napoli Krallığı ve Papalık
Devleti gibi İtalya küçük şehir
devletlerine bölünmüş ve bunların
hiçbiri diğerine tam güvenmiyormuş. Bunu
bugün diplomatik olarak stratejik ortak
deyip yarın savaşa giren ülkeler gibi
düşünün. O dönemde anlaşmalar uzun
ömürlü değil. Mesela Floransa Fransa ile
ittifak yapıyor. Sonra Fransa güçlenince
korkup başka ittifaka kayıyor. Milano
bir gün Fransa'yı çağırıyor. Ertesi gün
kovmaya çalışıyor. Yani ittifaklar
ilkeli değil. Tamamen çıkar temelli. Bu
yüzden güven ortamı yok ve sürekli
dengeler değişiyor. Savaş var mı? Evet.
Hem de çok. Şimdi İtalya zengin bir
ülke. İşte ticaret yolları, bankacılık,
sanat merkezi gibi ürünlerin yeriydi. Bu
İspanya hayır benim diyor. Alman
İmparatorluğu devreye giriyordu. Yani
İtalya kendi içindeki küçük devletlerin
rekabeti yüzünden dış güçlerin oyun
alanı oluyordu. Hatta şöyle düşünün.
Bugünkü bazı bölgelerde iç bölünmüşlük
dış müdahaleyi kolaylaştırır. Ya mantık
o. Bir de o dönem ordular bugünkü gibi
milli değil. Profesyonel ama milli
değil. Parayı veren şehir devleti için
savaşıyorlar. Ama tabii ordular daha çok
para veren olursa taraf değiştiriyorlar
veya bazen bilerek savaşı uzatıyorlar.
Yani güvenlik sistemi bile kırılgan.
Hatta bu yüzden Machiavelli paralı askerlerden nefret eder ve paralı
askerlere güvenmeyin diye özellikle
yazar. O dönem Papa bile siyasetçi.
Bugün Papa daha ruhani bir figür gibi
algılanır ama o dönemde ordu kuruyor,
toprak savaşı yapıyor, entrika
çeviriyor. Kısacası siyaset ve din içe
geçmiş bir dönem. Machiavelli'nin kendi
şehri bile stabil değil. Medici ailesi
sürgüne gönderiliyor. Cumhuriyet
kuruluyor. Sonra Medici geri dönüyor.
Muhalifler hapse atılıyor. Sadece dış
tehdit değil iç darbe riski olan bir
dönem. Velhasıl o dönemde siyaset şöyle
işliyor. Kim kiminle ittifak yaparsa kim
dengelenir? Modern uluslararası
ilişkiler teorisindeki güç dengesi
mantığının erken versiyonu. Kimse
kimsenin aşırı güçlenmesini istemiyor.
Peki Machiavelli o dönem ne yapıyor? Onu
konuşalım. Machiavelli soylu ama zengin
olmayan bir ailesi var. çok klasik bir
hümanist eğitim alıyor. Gençliğinde
aktif bir politik figür değil ama tam
gençlik döneminde büyük bir şey oluyor.
1494'te Fransa kralı İtalya'yı işgal ediyor.
Floransa'daki Medici ailesi devriliyor ve cumhuriyet kuruluyor.
İşte Machiavelli politik kariyeri bu boşlukta başlıyor.
1498'de 29 yaşında önemli bir göreve geliyor.
Florans Cumhuriyeti'nin diplomasi ve iç işlerinden sorumlu ikinci şansöl oluyor.
Bunu sekreterlik gibi düşünebilirsiniz.
Bu kağıt üstü memurluk gibi bir şey
değil. dış ilişkiler, istihbarat, savaş,
hazırlık gibi işlerin kalbinde çalışmaya
başlıyor. Bu dönemde krallarla
görüşüyor. Elçilik görevlerine gidiyor.
Fransa kralıyla görüşüyor. Papa ile
temas kuruyor. Özellikle temas kurduğu
görevler arasında en meşhuru olan Cezare Borca'dır.
Ve Machiavelli Borca'nın hem sert hem de stratejik siyasetini yakından gözlemleme fırsatı oluyor.
Peki kim bu Çezere Borca? Borca Papa 6.
Alexander'ın oğludur. Yani sıradan bir
prens değil, Papa'nın oğludur. Ama
ruhani bir figür değil. Tam tersine
askeri ve siyasi bir güç oyuncusudur.
1490'ların sonunda Orta İtalya'da küçük
şehirleri tek tek ele geçiriyor. Nasıl
ele geçiriyor? Şöyle ittifak kuruyor,
söz veriyor. Sonra gerektiğinde sözünden
dönüyor. Gerekirse acımasızca infaz
yapıyor. Ama bunu kaotik değil planlı
yapıyor. Yani konumuz olan hem tilki hem
aslan gibi davranıyor. Machiavelli elçi
olarak Borca'nın sarayına gidiyor.
Aylarca yanında kalıyor. Toplantılarına
katılıyor. Onun karar alış biçimini
izliyor. Ki burası çok önemli. Çünkü
Machiavelli teorik okumuyor. Canlı
laboratuvar izliyor. Peki ne görüyor
Borca? Bir bölgeyi ele geçirince hemen şunu yapıyor.
Bölgeye sert bir vali atıyor.
O vali halkı sert yöntemlerle sindiriyor.
Sonra Borca o valiyi halka
açık şekilde idam ettiriyor. Peki bunda
mesaj ne? Sertlik gerekiyorsa yapılır
ama halkın nefretini üzerimde toplamam
mesajı. Machiavelli bunu görünce şunu
düşünüyor. Güç sadece kaba kuvvet değil.
Algı yönetimi, zamanlama ve korku
dengesidir. Ayrıca şunu da fark ediyor.
İnsanlar hızlı cezayı kabul eder ama
uzun süren kaostan nefret ederler. Borca
kısa net ve stratejik sertlik
uyguluyor. Machiavelli'ye göre bu düzensiz
merhametten daha etkili. Gelelim babası
olan Papa ölünce ne oldu? Burca çok
güçlüydü ama babası ölünce korumasını
kaybetti. Yeni Papa onu desteklemedi.
Hastalandı ve gücünü kaybetti. Kontrol
edilemeyen şans yani Fortuna devreye
girdi. Bu Fortuna Machiavelli'nin
kavramıdır. Bu kavram şu: insanın
kontrol edemediği şeyler demek. Bunlar
şans, tarih, beklenmedik olaylar,
krizler, hastalık, doğal afet, politik
dengelerin bir anda değişmesi gibi.
Machiavelli der ki, "Hayatın yaklaşık
yarısı bizim kontrolümüzde, diğer yarısı
Fortuna'nın elindedir. Yani sen ne kadar
zeki olursan ol, ne kadar güçlü olursan
ol, bazı şeyler senin dışındadır."
Kısacası Makyavelli Borca'dan çok şey
öğreniyor. Bu yüzden prens kitabında
Borca'yı örnek gösteriyor. Machiavelli
Floransa'nın güvenliği için paralı
askerler yerine yerel bir milis düzeni
kurulması fikrinde de rol oynuyor. Bu
yıllarda Machiavelli'nin zihninde şu
netleşiyor. Siyaset dünyasında sözler,
antlar, iyilik tek başına garanti değil.
Güç dengesi her şeyi değiştiriyor. 1512
yıllarına gelirsek Floransa'da yönetim
değişiyor. Medici ailesi dönüyor.
Machiavelli cumhuriyet yönetimi ile
özdeşleştiği için görevden alınıyor.
1513'te Medici karşıt bir komplo şüphe
dalgasında Machiavelli de hedefe konuyor,
tutuklanıyor, sorgulanıyor ve işkence
görüyor. Sonra serbest bırakılıyor ama
artık devlet işine kolay
olmuyor. Bu kısım çok kritik. Çünkü
Machiavelli'nin Aslan Tilki gibi sert
gerçekliklerle konuşması biraz da
buradan geliyor. Çünkü iktidarın
eltirmesiyle bizzat kendi bedeniyle
yaşıyor. Serbest bırakıldıktan sonra
şehir siyasetinin dışına itiliyor ve
Floransa'nın yakınlarındaki kırsal
yerleşmede yaşamaya başlıyor. yazdığı
mektuba göre orada gündüzleri köylülerle
sıradan bir hayat yaşadığını, akşamları
ise klasik yazarlarla, özellikle Roma
tarihçileriyle zihnini beslediğini
anlatıyor. Bu yalnızlık döneminde en
büyük eserlerini yoğuruyor. Prensi
yazıyor. Yazma sebebi medicilerin gözüne
girip tekrar göreve dönmek. O yüzden
kitap siyasetin ideal hali değil,
siyasetin çıplak hali gibi oluyor. Daha
sonraki yıllarda Medici çevresi ona bazı
işler, komisyonlar veriyor. Yani tam
geri dönemiyor ama tamamen de
kaybolmuyor. İşte Machiavelli'nin kısaca
hayatı böyle. Hayatını anlatma sebebim
ise Machiavell'nin teorisi masa başı
fantezisi değil. Cumhuriyet döneminde
devletin içinde. Sonra iktidar değişince
dışarı atılmış, tutuklanmış, işkence
görmüş. Sonra kırsalda oturup bu düzen
nasıl işliyor diye yeniden düşünmüş bir
adamın çıkardığı sonuçlardır. Gelelim
aslan ve tilki metaforuna. Makyavelli'ye
göre insanlar çıkarcıdır. Tehlike anında
sözlerinden dönebilir. Sevgiye göre
korkuya daha hızlı tepki verir. Güçlü
olana yaklaşırlar. Zayıfı terk ederler.
Bu onun karamsarlığı değil, gözlemidir.
Diplomat olarak gördüğü siyasi ihanetler
bu düşünceyi şekillendirmiştir. Hatta
Machiavelli'nin insanı Hobbes'un insanın
kurdudur anlayışına yakındır. Tabii
tamamen karanlık değildir. Daha çok
realisttir. Yani Machiavelli insanı iki
katmanlı görür. İnsanı ve dolayısıyla
siyaseti de insan tarafı akıl, kural,
hukuk, söz, hayvan tarafı ise zor, güç,
korku, tehdit. Bunu prensin 18.
bölümünde çok açık bir şekilde
anlatıyor. Savaşmanın iki yolu var.
Yasayla ve güçle. Yasa insana, güç
hayvana aittir diyor. Tilki aklın hayvan
formu, tuzakları fark eden, oyunu
okuyan, hileyi anlayan zeka, aslan ise
gücün hayvan formu, caydırıcılık,
korkutma, açık tehdit karşısında
ezilmemek ve çok net cümlesi var. Aslan
kendini tuzaklardan koruyamaz. Tilki ise
kendini kurtlara karşı savunamaz. Bir
hükümdarın tuzakları keşfedebilmesi için
bir tilki, kurtları korkutabilmesi için
ise bir aslan gibi olması
gerekmektedir." der. Machiavelli'ye
göre basiretli bir hükümdar yeni
durumlara ve sorunlara uyum sağlamalı.
tuzakları tanımak için tilki gibi,
kurtları korkutmak için aslan gibi
davranmalıdır. Machiavelli aslanın
tuzaklara karşı savunmasız olduğunu,
tilkinin ise kurtlara ve diğer fiziksel
tehditlere karşı savunmasız olduğunu
savunur. Bu nedenle bir prens
tamamlayıcı yeteneklerinden yararlanmak
ve farklı zayıflıkların üstesinden
gelmek için her iki hayvan türünün de
davranışlarını taklit etmelidir. Tek
başına ele alındığında bu yeteneklerin
hiçbiri bir prensin başarısını
garantilemez. Ancak bir araya geldiğinde
siyasi kurnazlık ve fiziksel güç
tehdidiyle desteklenen bu
çeşitlendirilmiş beceri seti son derece
güçlüdür der. Hep lider ne yapmalı
muhabbetini konuştuk ama halk insanlar
bu metaforan ne anlamalı onu konuşalım.
Machiavelli bize şunu hatırlatır. Siyaset
masal dünyası değil. Yani her lider
göründüğü gibi değil. Verilen sözler her
zaman tutulmaz. Güç dengesi ideallerden
önce gelebilir. Bu yüzden halkın buradan
çıkaracağı dersler liderleri romantize
etmemek, gücü nasıl kullandıklarına
bakmaktır ki aslan tilki metaforu sadece
liderler için değil halk için de bir
uyarıdır. Siyasette duygular manipüle
edilebilir. Algı yönetimi yapılabilir.
Sertlik bazen bilinçli bir sahne
olabilir. Yani biz de biraz tilki
olmalıyız. Her söyleneni doğrudan
almamak, arka planı okumaya
çalışmalıyız. Belki de mesele aslan ya
da tilki olmak değil. Meselenin ne zaman
hangisi olacağını bilmek. Hayat sadece
iyi niyetle yürümüyor ama sadece güçle
de ayakta kalmıyor. Gerçek bilgelik gücü
ve zekayı aynı bedende taşıyabilmektir.
Bir sonraki bölümümde başka bir fikrin
izini sürmek üzere görüşmek dileğiyle.
Hoşça kalın.