Oradan Buradan Bilgi

İnsanlığın Sınırları: Asla Aşamayacağımız Gerçekler

Rabia D. Season 1 Episode 145

Use Left/Right to seek, Home/End to jump to start or end. Hold shift to jump forward or backward.

0:00 | 15:37

🎙️ Işık hızını neden asla geçemiyoruz?
Evrenin tamamını neden hiçbir zaman göremeyeceğiz?
Ve entropi… neden her şeyin sonunda kazanan hep o?

Bu bölümde, insanlığın karşısında duran en temel sınırları inceliyoruz.
Bunlar teknolojinin yetersizliğinden değil, evrenin doğasından kaynaklanan sınırlar.

Belki bir gün yıldızlara ulaşacağız.
Belki galaksiler arası yolculuk mümkün olacak.
Ama bazı şeyler var ki, ne kadar gelişirsek gelişelim değişmeyecek.

Bu bölüm, evrenin bize çizdiği görünmez çizgileri keşfetmekle ilgili.
Ve belki de en önemlisi…

Gerçek özgürlük, her şeyi yapabilmek değil,
neyi asla yapamayacağımızı anlamaktır.

*

Instagram: www.instagram.com/oradanburadanbilgii/
Youtube: youtube.com/oradanburadanbilgi

*

Reklam ve İş birlikleri için: oradanburadan7@gmail.com

0:04

Hiç aşamayacağımız bir sınır var mı? Ne kadar denersek deneyelim asla ulaşamayacağımız yerler var mı? Bu

0:11

podcast'ı çektiğime göre varmış. O zaman hemen başlayalım. Asla aşılamayacak sınırlardan ilki ışık hızı. Işık hızı

0:19

sadece ışığın hızı değil evrenin maksimum hızıdır. Yani bilgi, madde,

0:25

enerji hiçbiri ışık hızını geçemez. Peki neden? Bu sorunun cevabı özel görilik ile açıklanır. Einstein şöyle der: "Uzay

0:34

ve zaman sabit değil. Hızına göre değişir. Bir cisim ışık hızına yaklaştıkça zaman onun için yavaşlamaya

0:41

başlar. Dışarıdan bakın için neredeyse durur. Hatta şöyle söyleyeyim. Işık hızında zaman tamamen durur. Artı olarak

0:48

kütle artar. Bir cismi hızlandırdıkça enerji verirsin ve bu enerji kütleye dönüşür. Yani cisim daha ağır hale gelir

0:57

ve ışık hızına ulaşmak için gereken enerji sonsuzdur. Bu yüzden hiçbir kütleli cisim ışık hızına ulaşamaz. Hiç

1:05

mi diyenler olacak. Ben de dedim çünkü yani teknolojik olarak mükemmel olsak bile mi aşamayacağız diye kendi kendime sordum. Araştırdım ve evet asla

1:14

aşamayacağız. Lakin şu kritik ayrımı vermek istiyorum. Işık hızı bir teknoloji sorunu değil. Bu evrinin

1:21

kodunun bir parçasıdır. Daha zeki bir uygarlık gelse bile aşamaz. Çünkü sorun mühendislik değil, fiziksel yapı. Demin

1:29

de dediğim gibi özel görelilik teorisine göre ışık hızına ulaşmak için sonsuz enerji gerekir. Sonsuz enerji fiziksel

1:37

olarak mümkün değil. Eğer bu teori kesin doğruysa ışık hızı aşılamaz. Ama ya teori yanlışsa hep derim bilimde hiçbir

1:46

şey %100 dogma değildir. Newton mekaniği eksikti. Görelilik teorisi yerine geldi.

1:51

Belki de şu anki fizik gerçeğin sadece minicik bir kısmı. Bilmiyoruz. O yüzden şu anki teorilere göre imkansız. Tabii

1:59

teorik olarak açık kapı var mı? Var ama şu anlık onlar da belirsiz. İşte uzayı bükerek ışık hızını aşabiliriz. Yani sen

2:07

hareket etmezsin ama uzayı hareket ettirirsin gibi bir teori ya da solucan delikleri gibi teoriler var. Kısacası

2:14

bilimin şu anki bilgisine göre evet bazı sınırlar asla aşılamaz ama bilim kesin konuşmaz. Şöyle der: "Mevcut teorilere

2:22

göre imkansız. Asla aşamayacağımız başka bir sınır ise kozmik ufuk. Şimdi Saman Yolu neredeyse 200.000 ışık hızı çapında ve içinde 100 ila 400 milyar yıldız var.

2:35

Bugün Saman Yolunda yılda 1 ila 3 arası yeni yıldız oluşuyor. Geçmişte bu sayı daha yüksekti. Çünkü evrenin gençliğinde

2:42

yıldız oluşumu zirvedeydi ama şu an ciddi şekilde azaldı. Yani evrende oluşacak yıldızların %95'i çoktan oldu

2:51

ve biz yıldız oluşumunun son demlerindeyiz. Yani evrenin sonunun başlangıcındayız.

2:57

Sebebi entropi. Bu entropi konusunu uzay konularımda hep anlatıyorum ama birazdan tekrar anlatacağım. Şimdi bizim galaktik

3:05

mahallemiz, yerel grubumuz var. Yani bizim içinde bulunduğumuz galaksiler topluluğu var. Bu mahalledeki en önemli

3:12

üyeler ise biz. Samanolu, Andromeda galaksisi, üçgen galaksisi ve 50'den fazla küçük cüce galaksi var. Yaklaşık

3:21

bu mahalle 5 ila 10 milyon ışık yılı çapında. Mahalle deme sebebimiz ise bu galaksiler birbirine yer çekimi ile

3:29

bağlı. Yani evren genişlese bile bunlar birbirinden kopamaz. Gözlemlenebilir evrende ise 2 trilyon galaksi var ve biz

3:38

ışık hızında seyahat etsek bile gözlemleyebildiğimiz galaksilerin %94'ü sonsuza dek erişilmez oldu. Yani o

3:46

galaksilere asla ulaşamayacağız ve bence bu çok ürpertişi. Çünkü evren yavaş yavaş sönüyor. Asla ulaşamayacağımız

3:54

galaksiler var ve her şey bir gün tamamen sessiz olacak. Ama şöyle olumlu bir şey söyleyeyim. Evrenin en aktif döneminin sonundayız ve bu şu demek.

4:05

Evrenin anlaşılabildiği tek çağdayız. Şimdi gelelim niye bu sınır aşılamaz?

4:10

Öncelikle temel neden her şey bizden uzaklaşıyor. Sebebi ise evrenin genişlemesi. Galaksiler aslında

4:18

kaçmıyor. Aralarındaki uzağı genişliyor ve mesafeler arttıkça uzaklaşıyor gibi görünüyor. Genişlemeyi yapan iki şey

4:25

var. Hatta iki ayrı dönem var diyebiliriz. İlki kozmik enflasyon. Bu evrenin doğumundan hemen sonra oldu ve inanılmaz hızla genişlemeye sebep oldu.

4:36

Ama aşırı kısa sürdü ve bugün gördüğümüz genişlemenin sebebi kozmik enflasyon değil. Bugün gördüğümüz genişleme hala

4:44

devam ediyor hatta hızlanıyor. Ve bunun sebebi karanlık enerji. Karanlık enerji nedir? Bilinmiyor ama uzayı itiyor gibi

4:52

davranıyor diyebiliriz. Ve evrenin genişlemesi etrafımızda bir kozmik ufuk oluşturuyor. Kozmik olay ufku bugünden

5:00

itibaren bir yerden çıkan ışığın ya da herhangi bir bilginin gelecekte bize hiçbir zaman ulaşamayacağı sınırdır.

5:08

Yani bu şu ana kadar neyi görebildik sorusunun değil. Bundan sonra hangi bölgelerle artık asla nedensel temas kuramayacağımızın sorusunun cevabıdır.

5:19

Hatta şöyle benzetme yapayım. Bu durum kara deliğin olay ufkuna benzer. Kara delikte ufku geçen geri dönemez. Evren

5:27

için ise ufkun ötesini geçenlerle asla iletişim kuramayız ve evren sanki bizi bir balonun içine hapsetmiş gibi

5:35

davranır. Her gözlemci kendi gözlemlenebilir evren balonunda yaşıyor.

5:39

Yani senin ufk var. Lakin başka galaksilerin de kendi ufku var. Ve bu balonlar birbirinin tamamını içermez. Ve

5:47

arkadaşlar bu gözlemleyebildiğimiz galaksilerin %94'ü çoktan kozmik ufukun ötesine geçtiler. Onlarla bir daha asla

5:56

iletişim kuramayacağız ama onları görebiliyoruz. Peki niye? Bunun sebebi gözlerimizin ışık görebilmesi. Işık hızı

6:04

evrendeki en hızlı seyahat etme yolu olsa da onun da bir yerden bir yere gitmesi için zamana ihtiyacı var. Işık

6:11

her saniye trilyonlarca galaksiden bize ulaşır ve bu galaksiler ufku çoktan geçmişlerdir. Çünkü ışıkları yola çıktığında bizim çok daha

6:19

yakınımızdaydılar. Yani biz onların şu anki halini değil geçmişteki halini görüyoruz. Mesela eğer bir medeniyet

6:26

bizden 65 milyon ışık yılı uzaktaysa ve oradan bize baksaydılar dünyada bizleri değil dinozorları görürlerdi. Aynı

6:34

şekilde biz de onların geçmişteki halini görüyoruz. Bu yüzden onların güncel durumunu da asla bilemeyeceğiz. Ve bu

6:41

teknik bir sorun değil. Yani teleskop yetersizliği vesaire değil. Bu evrenin yapısı. Evren dev bir film arşivi ve biz

6:50

sadece eski kayıtları izleyebiliyoruz ama canlı yayın yok. Belki de gördüğümüz bazı galaksiler çoktan değişti. Belki birleşti belki de yok oldu. Bilmiyoruz.

7:00

Ve arkadaşlar her saniye yıldızlar kozmik ufka geçiyorlar. Bazı verilere göre her saniye 60.000 yıldız ufku geçiyor ve biz de bir gün geçeceğiz.

7:11

Aslında biz bir yere gitmiyoruz. Biz zaten kendi ufkumuzun içindeyiz. Bizim dışımızdaki gözcılar için diyorum. Yani

7:19

başkaları için biz çoktan kaybolmuş olabiliriz veya kaybolcağız. Evren tek bir bütün değil, parça parça kopuyor.

7:26

Her gözlemci kendi balonunda kalıyor.

7:28

Yerel grup hariç etrafımızdaki uzak galaksiler bizden uzaklaşıyor. Hatta en yakınımızdaki galaksi bile bizden

7:36

uzaklaşıyor. Belki gitme gibi bir şans yakalayabiliriz ama zor. Hatta hatırlar mısınız bilemedim ama bir podcast'imde

7:43

tip 1, tip 2, tip 3 vesaire uygarlıklardan bahsetmiştim. Dinlemeyen varsa bilim uzayları değil uygarlıkları arıyor. Podcast'imi dinleyebilirsiniz.

7:53

İşte bu uygarlıklardan tip 3 için bile çok zor. Işık hızında gitse bile mafya galaksisine gitmek 10 milyon yıl

8:00

sürerdi. Ki asıl problem de şu. Sen hedefe giderken hedef senden uzaklaşıyor. Çünkü evren genişliyor.

8:07

Saman Yolunun geleceği ise şu anki varsayımlara göre şöyle. Şu an Andromeda galaksisi bize yaklaşıyor. Yaklaşma

8:15

sebebi yer çekimi. Bu yer çekimi evrenin genişlemesinden de daha güçlü. Tabii yerel ölçekte 45 milyar yıl sonra iki

8:23

galaksi birleşecek ama yıldızlar çarpışmayacak çünkü boşluk çok büyük ve yeni bir galaksi oluşacak. Adı da

8:31

genellikle Milkomeda diye anılır ve büyük ihtimalle Milkomeda eliptik galaksi olacak. Eliptik galaksi en sade

8:38

halde anlatırsam diski kolları olmayan daha çok oval küresel görünen bir galaksi. Şu anki saman yolumuz spiral

8:46

galaksi. Spiral ise diz şeklinde gazı bol. Sprial kolları var. Yeni yıldızlar oluşuyor. Yani daha canlı. Eliptik galaksiler ise daha yaşlı ve sakin.

8:57

Milkomeda niye eliptik olacak? Çünkü diz yapılar bozulur. Yıldızların düzenli dağılır ve kaotik bir yapı

9:03

oluşur. Ve Milkameda'nın olduğu dönemde etrafımız tamamen karanlık olacak. Yani evren tek ada evreni gibi görünecek.

9:12

Hatta Milkameda'dan uzak gelecekte doğan varlıklar evrenin kendi galaksilerinden başka hiçbir şeyden oluşmadığını

9:20

düşünecekler. Çünkü uzayda görebilecekleri tek şey karanlık ve boşluk olacak. Gelecekteki uygarlıklar

9:27

kozmik arka plan ışımasını göremeyecekler. Big Bang'i bilemeyecekler. Evrenin statik yani değişmeyen, sonsuz ve hareketsiz

9:35

olduğunu düşünecekler. Yani bugün bizim bildiğimiz hiçbir şeyi öğrenemeyecekler.

9:40

Tabii hiçbir şey de demeyeyim. belki yıldız evrimi, elementı, yer çekimi gibi şeylerden bazı ipuçları çıkarabilirler.

9:48

Ama kozmoloji yani büyük resim neredeyse imkansız hale gelecek. Gene altını çiziyorum. Biz evreni anlayabildiğimiz

9:56

tek zamanda yaşıyoruz. Gelecekteki bir medeniyet bizden daha gelişmiş olsa bile evren hakkında bizden daha az şey bilecek. Ve erken evrende yaşamış,

10:05

gelişmiş bir medeniyet var ise bizden daha fazla galaksi gözlemlemiştir ve evren hakkında daha geniş bilgiye

10:12

sahiptir. Çünkü evrenin geçmişine gittiğimizde galaksiler daha yakındı.

10:17

Uzay daha az genişlemişti. Bu da şu demek. Daha fazla galaksi aynı anda görülebilir, iletişim kurulabilir ve

10:24

ulaşılabilirdi. Yani erken bir medeniyet evren hakkında daha bütünsel bilgiye sahip olabilirdi. Ama onlar bile evrenin

10:32

tamamını tabii ki de bilemezdi. Özetle paradoksumuz şu: Evren genişledikçe bilinebilir evren küçülüyor. Geldik

10:40

entropi konusuna. Entropi en sade haliyle düzenin bozulma eğilimidir.

10:45

Termodinamiğin ikinci yasası şunu söyler. Kapalı bir sistemde toplam entropi azalmaz. Ya artar ya sabit

10:52

kalır. Evren pratikte en büyük kapalı sistem olarak kabul edilir. Kapalı sistem fizikte dışarıyla enerji madde alışverişi yapmayan sistemdir. Evren,

11:03

tanım gereği her şey işte madde, enerji, uzay, zaman ve hepsi evrenin içinde.

11:09

Evrenin dışında onunla etkileşen bir yer yok demeli. O yüzden enerji dışarı kaçamaz. Yeni enerji dışarıdan gelemez.

11:16

Bu yüzden entropi kaçınılmazdır. Peki multirenler varsa tüm multirenler kapalı sistem mi? Senaryo 1'de evrenler tamamen

11:25

ayrı olduğu düşünülür. Hiç etkileşim yok. Enerji alışverişi yok demek. Bu durumda her evren kendi başına kapalı

11:31

sistemdir ve entropi her biri için artar. Senaryo 2 ise evrenler bağlıdır.

11:37

Yani bir üst yapı var ve evranlar onun içindedir. O zaman entropi aslında o üst sistem için geçerli olur. Tabii

11:44

muhtevranlar kesin değil. Eğer varsa bence büyük ihtimalle her evrende ayrı ayrı işler. Ha belki de entropi evrenin

11:52

yasası değil. Sadece bizim evrenimizin alışkanlığıdır. Bilemiyoruz. Peki entropiyi aşamayız ne demek? Burada

11:59

ikiye ayıracağım bu konuyu. Yerel olarak entropiye karşı gelebiliriz ama evrensel olarak entropiyi yenemeyiz. Yani entropiyi tamamen ortadan kaldıramayız.

12:09

Evren genelinde tersine çeviremeyiz ama yerel olarak bir süreliğine düzen kurabiliriz. Şöyle örnekle anlatayım.

12:17

Odanı topladığında odadaki düzen artar.

12:20

Yerel entropi düşmüş gibi görünür. Ama sen bunu yapmak için enerji harcarsın. Vücudun ısı üretir. Çevreye ısı yayılır.

12:28

Kullandığın her fiziksel işlem toplamda daha fazla entropi üretir. Yerel olarak azaltmak mümkün ama toplamda azaltmak

12:36

mümkün değil. Başka bir örnek daha vereyim. Buzdolabı içeriği soğutur ve düzenli bir termal durum oluşturur. İlk

12:43

bakışta entropi azaldı gibi görünür ama arkasındaki ızgaradan dışarı daha fazla ısı verir. Yani mutfak toplamında

12:50

entropi artar. Bu ikinci yasanın günlük hayattaki en tipik örneklerinden biridir. İkinci yasa ısının

12:57

kendiliğinden soğuktan sıcağa akamayacağını ve ısıdan tamamen kayıpsız iş elde edilemeyeceği şeylerdir. O

13:05

yüzden insanlık entropiyi aşabilir mi sorusunda üç ayrı seviye vardır. Birinci seviye şöyle küçük bölgelerde düzen

13:12

kurmak ki zaten bunu yapıyoruz. Şehir kurmak, bilgisayar yapmak, canlı organizmaların büyümesi hatta bir hücrenin kendini onarması bile yerel

13:21

düzen artışıdır. Bunlar ikinci yasaya aykırı değildir. Çünkü çevreye maliyet yüklerler. İkinci seviye ise entropi

13:29

artışını yavaşlatmak. Bunu da kısmen yapabiliriz. İşte daha verimli motorlar,

13:34

daha iyi soğutma, daha düşük kayıplı devreler, daha iyi enerji yönetimi gibi şeyler entropi üretimini azaltabilir ama

13:42

sıfıra indiremez. İkinci yasa gerçek tersinmez süreçlerde toplam entropinin artacağını söyler. 3. seviye ise

13:50

evrensel ölçekte entropiyi geri çevirmek. İşte asla aşılamayacak nokta bu. Mevcut fizik çerçevesinde kapalı ya

13:57

da yalıtılmış bir sistemde toplam entropinin kendiliğinden azalması beklenmez. Bir başka değişle bir uygarlık tip 3, tip 4, tip 5 olabilir.

14:07

Yani çok gelişmiş olabilir. Yıldızların enerjisini kullanabilir. Galaksisini mühendislikle şekillendirebilir. Ama

14:14

bunu yaparken yine toplamda entropi üretir. Fiziksel hesabı evrenin tamamında eksiye döndüremez. Ne yaparsan

14:22

yap bir bedel ödersin ve o bedel toplam düzensizliğin, entropinin artışı olur.

14:28

Bu da ısı ölümü fikrine bağlanır. En son evrende ısı ölümü olacak. Tabii en olası senaryo bu. Bu senaryoya göre yıldızlar

14:36

sönecek, sistemler dağılacak. Sadece kara delikler kalacak ve en sonunda onlar bile buharlaşacak. Sonunda her yer

14:43

aynı sıcaklık olacak. Enerji farkı kalmayacak ve hareket yok olacak. Hayat olmayacak çünkü hayat için gereken şey

14:51

enerji farkı ve akış lazım. Ama son durumda her şey eşit olacağı ve hiçbir şey akmayacağı için hiçbir şey de

14:59

olmayacak. Eğer bu ısı ölümünü hatta evrenin sonu ile ilgili ayrıntılı bir şeyler dinlemek istiyorsanız Evrenin Sonu adlı podcast'timi

15:06

dinleyebilirsiniz. Evet arkadaşlar fiziksel evrenin mutlak sınırları bunlardı. Işık hızını aşamayız. Evrenin

15:14

tamamını göremeyiz ve entropiyi durduramayız. Umarım yararlı olmuştur.

15:19

Bir sonraki podcastimde görüşmek dileğiyle. Hoşça kalın.